İNCELEME: The Intuition of Haruhi Suzumiya Light Novel’ı, SOS Brigade ile birlikte geçirdiğimiz güzel zamanları bize hatırlatıyor

Nagaru Tanigawa’nın dokuz yıllık hit serisinden ilk hikaye koleksiyonunu (The Intuition of Haruhi Suzumiya) alıyoruz, bakalım nasıllar?

Bu yazı bir crunchyroll çalışanı tarafından oluşturulmuş ve bizim tarafımızdan çevrilip yorumlanmıştır.

The Melancholy of Haruhi Suzumiya

Nagaru Tanigawa tarafından yazılan The Intuition of Haruhi Suzumiya light novel’ı dokuz yıllık bir aradan sonra, Japonya’daki kitap raflarını ve dünyanın dört bir yanındaki dijital vitrinleri süslüyor, ayrıca fiziksel bir İngilizce sürümüyle de haziran ayında hayranlarını karşılamaya hazırlanıyor. Haruhi’nin sıkılmaması için uğraşan hiperaktif bir tanrı ve onun gizemli müritlerinin geri dönüşü fanları heyecanlandırırken işlerin nasıl gittiğini görmek için serinin diğer kitaplarını da okuduğunuzdan (ya da animesini izlediğinizden) emin olun!

Tanigawa, kapsayıcı bir hikâye yerine üç kısa hikâye derlemiş – hikâyelerden ikisi daha önce sadece Japonya’da yayınlandı ve diğeri yeni roman için yazıldı. Bu noktada on yıldan fazla bir süredir Haruhi hayranı olarak nihayet ne tür sırların beni beklediğini görmek için sabırsızlanıyordum ancak çok büyük bir hayal kırıklığına uğradım çünkü sırlardan çok edebiyat vardı.

A new Haruhi Suzumiya novel is being released after a 9 year hiatus - Rice Digital


“Rastgele sayılar”

Dokuz yıllık bir aradan sonra gelen ilk Haruhi Suzumiya hikâyesi, Koizumi’nin “Kaybolma sonrası” maceraları kaçırmasından dolayı ne kadar üzgün olduğu anlatan küçük, büyüleyici bir hikâye ve Tanigawa’nın size her zaman aradığınız cevabı vermeyeceğini hatırlatıyor. Koizumi’nin giysi bedenlerini daha önce bilmek istemiyordum ama artık buna mecburum!

Basitçe söylemek gerekirse bu durum, light novel’ın geri kalanında neler olacağına dair size ipuçları veriyor. İlk olarak bağımsız hikâye olarak bir sanat kitabında yayınlanan ” Rastgele Sayılar “, bize Kyon’un öfkesini, Haruhi’nin Kyon’la yalnız kaldığında hissettiği çaresizliği ve biz fanların onaylamamasına rağmen SOS Brigade’nın geri kalanının onları kasıtlı olarak veya olmayarak nasıl shiplediğini bize hatırlatmak için buraya yerleştirildi.


 “7 Harika Mesaisi”

Kitaptaki üç hikâyeden ikincisi olan “7 Harika Mesaisi”, Japonya’daki okullarda bulunan gizemleri ele alan ve Haruhi’yi sakinleştirmek için bunları uyarlayarak söz konusu gizemlerin hiçbirine neden olmamasını anlatan çok büyük bir dalga geçmedir.

İki kısa hikâye arasında ” 7 Harika Mesaisi “(Seven Wonders Overtime) en modern olanı. Haruhi Suzumiya serisinin büyük bir kısmının iPhone var olmadan, HDTV ana akım haline gelmeden, hatta PlayStation 3’ün bile piyasaya çıkmadan önce yazıldığını hatırlamalıyız! Başka bir dünyaya geçiş yapan bir adam hakkında okuyabilmek eski masalları yeniden okumaktan daha modern hissettiriyor. Bu kısmı beğendim.

 

Gerçekten hoşlanmadığım kısım ise hikâyenin; Tanigawa’nın bir olay örgüsü yazmak yerine bazı eski Japon gizemlerini araştırması ve bu Wikipedia maceraları hakkında bir konuşma yazmaya karar vermesi gibi hissettirmesi. Tüm hikâye, Haruhi’nin North High’ın yedi harikasını bulmak için (veya onları kendi kendine uydurmasına) sebep olduğu kargaşa ile dalga geçiyor. Hikâyenin sonunda Haruhi SOS Brigade üyelerinin öne attığı şeyleri kabul ediyor.

Karakterlerin, özellikle Haruhi’nin 12 kitap boyunca gitgide olgunlaşarak büyümüş olması harika, ancak bu durum ilginç bir hikâye oluşturmuyor.

The Melancholy of Haruhi Suzumiya


 “Tsuruya’nın Meydan Okuması”

Bu ilginç olmayan hikâye, bizi doğrudan light novel’ın üçüncü kısmına götürüyor ve ikinci kısımda T ismiyle tanıtılan kızı konu alarak bütün kitaba dair bir ön gösterim yapıyor: Tsuruya çok zengindir, sık sık bir yerlere gider ve acayip bir insandır – yine de bu son kısım serinin hayranları için zaten oldukça tahmin edilebilirdi.

” Tsuruya’nın Meydan okuması “(Tsuruya’s Challenge) üç hikâyeden en güçlüsü, bunun sebebi daha çok hikâyenin uzunluğundan ve yer yer karşılaştığınız “aha!” anlarından kaynaklanıyor. Tanigawa, Haruhi Suzumiya  hikâyesini de içeri alan kapsamlı bir hikâye yazmak yerine, Edebiyat Kulübü’nde başka hikayelerden çok Tsuruya tarafından üç bölümlük bir gizem destanı biçiminde kuruyor.

” Tsuruya’nın Meydan Okuması ” ile ilgili yaşadığım en büyük sorun şu ki: Tanigawa’nın daha fazla Haruhi hikâyesi anlatmak istemesi ve aslında daha fazla hikâye anlatmaktan ziyade hikâyeleri nasıl yazdığını açıklamak istemesi, bunu yaparken de SOS Brigade + 2’yi kullanmanın bildiği en kolay yol olduğunu keşfetmesi. Hikâyedeki sayfalar, bir anlatıcının metnin tasvir edilme şeklini nasıl değiştirdiğinden veya Tsuruya’nın yazı stilinin yanlış yorumlanmaya nasıl açık olduğundan bahsediyor (ki bu komik bir şekilde Tanigawa’nınkine çok benzer). Bu durum bende; Tanigawa’nın okuyucuyu kandırmaya çalıştığını düşündüğüm yerleri bulmak için neredeyse tüm hikâyeye geri dönme isteği uyandırıyor.

Bununla birlikte, gizemi çözdüğümde (SOS Brigade’den önce yaptığımı da söyleyeyim) kendimle çok gurur duydum! Sanki Tanrı olması gereken kızdan daha akıllıymışım gibi hissettim. Çok özel bir durum değildi ama yine de kendimi iyi hissetmemi sağladı.


Sonuç olarak…

” Tsuruya’nın Meydan Okuması “, daha önceki ” 7 Harika Mesaisi ” hikâyesi gibi, ana hikâyeye hiçbir etkisi olmayan yan hikâyeler gibiydi. Dokuz yıl boyunca bir tür hareket bekledikten sonra, hatta Haruhi Suzumiya’nın Sürprizi’nde başlayan şeyin sonucunu bile öğrenemiyorsunuz hatta elinizde öncekinden de çok açıklığa kavuşturulması gereken konu kalıyor. Umarım bunların açıklanması bir dokuz yıl daha sürmez.

Bu hikâyeleri önemsiz yapan şey, içerlerinde gerçekten dikkate alınacak hiçbir şeyin olmaması. İnanır mısınız bilmem Haruhi, Sasaki veya başka bir Haruhi karakterinde ve hikâyelerin hiçbirinde ne bir tuhaflık ne bir zaman yolculuğu ne de Tanrıvari güçler bulunuyor;

Benim gibi Haruhi Suzumiya serisini on yıldan uzun bir süredir takip eden biriysiniz bu karakterleri bir kez daha görmek ve arkadaşlıklarının tadını çıkarmak güzel olacaktır ancak Sürpriz ölçeğinde bir şey arıyorsanız maalesef hayal kırıklığına uğrayacaksınız.

Kapak tarafında, Tanigawa, “Umarım üç hikâye de yüzünüze bir neşe ifadesi getirir, bu bir gülümseme, bir sırıtma veya tebessüm olabilir.” şeklinde bir cümleyi yazarın notu kısmına eklemiş. Ve hikâyelerin her biri bunun bazılarını yaptı, özellikle sonlara doğru üçüncü hikâye beni çok güldürdü.

The Melancholy of Haruhi Suzumiya


“Son Not”

Kitapta özel olarak üzerinde durulması gerektiğini düşündüğüm bir bölüm var. Haruhi Suzumiya’nın son romanında pek çok şeyin olmasını bekliyordum: kahkahalar, garip matematik denklemleri, dizide kimin gerçekten “Tanrı” olduğunu merak etme gibi. Ama ağlamayı beklemiyordum; Herhangi bir nesirden veya karakterden dolayı değil de yazar Nagaru Tanigawa’nın son notundan dolayı…

Tanigawa, The Melancholy of Haruhi Suzumiya animesinin Kyoto Animation’da hayata gözlerini yuman ekibiyle ilgili anılarından bahsetti. Kendisi hakkında pek konuşmadı, sadece Kyoto Animation’da Haruhi Suzumiya üzerinde çalışırken animenin renk tasarımcısı Naomi Ishida ve roman illüstratörü Noizi Ito ile birlikte Haruhi’nin ayakkabılarının rengi üzerine tartışmaları gibi rastgele anılarından bahsetti.

Notta sadece Kyoani’deki personelin zanaatlarına ne kadar özen gösterdiğinden değil, insan olarak da ne kadar nazik ve neşeli olduklarından bahsediliyor. Tanigawa’nın sözcüklerini tekrarlamak için:

“Seni unutmayacağım.”

“Ne yaptığını unutmayacağım.”

Nihayetinde, hayat devam ederken ve anılar azalırken Tanigawa’nın The Intuition of Haruhi Suzumiya’da bu anıları ölümsüzleştirmesi, kalbimde kocaman bir burukluk olsa da bir yandan bana huzur veriyor.

The Intuition of Haruhi Suzumiya, Yen Press’ten dijital olarak İngilizce dilinde edinilebilir.


Yazı Kaynağı/Diğer Yazılarımız

Post Author: Kamikato

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir